29 Aralık 2014 Pazartesi

Oyle

Bazen oyle icten dilersin ki, kucucuk seyleri. Karsina ciktiginda, gercek oldugunda oyle bir mutluluk kaplar ki icini,  oyle guzeldir ki kalakalmak bir anda, karsinda gorunce dilegini...

Dileklerin gercek oldugu bir yil olsun 2015, hepimizin her dilegi icin...

Her ani oyle beklenmedik ve oyle mutlu gecsin...

Mutlu yillar!

14 Aralık 2014 Pazar

Ne desem bilemedim, bir yıl daha geçip giderken...

Daha dün gibi yeni yıl kutlamamız, hoşgeldin 2014 dileklerimiz...
Şimdi gelmiş diyorsun ki, 2014 bitti, yeni sene geliyor.
Tüm bunlar ne zaman olup bitiyor?

Kırgınlıkların üzerinden nasıl oluyor da zaman bu kadar hızlı geçiyor, daha söylenmemiş bunca söz varken, hayat buna nasıl izin veriyor?

Hala affedemediklerim var mesela, iki çift sözümü söylemeden gitmem dediğimin üzerinden 2 ay geçiyor, cam kırıklarımın üzerindense 2 yıl...

Dün diyebileceğim kadar yakın oysa, zaman kavramı bazı yerlerde sanırım ters işliyor...

2014 ne yaparsan yap, affetmediklerimle kapanacaksın, 2013 te olduğu gibi...

Bir yerlerde, bir şekilde hesaplaşamazsak eğer, gözün açık gitsin...

Zor kırılanlar, zor affederler, böyle bil yeter.

12 Aralık 2014 Cuma

Dur

Durulsa calkantilar,
Firtina dinse biraz...
Hava istedigi kadar soguk olsun, sahilde gri ile mavi arasi gokyuzu ve deniz, ufukta hangisi nerede bitiyor anlayamadan karissa...
Battaniye altinda otursak, elimizde birer kupa cayla...

Huzur olsa, bir de gozunu kapatip dinleyebilecegin keyifli sarkilar...

Mesela...

23 Kasım 2014 Pazar

Gunlerden Pazartesi

Kulagimda Magic Tree and I let myself go Craig Armstrong 

Derin bir nefes, gogsume dolan huzur...

Bana mutlulugun resmini boyle ciz Abidin.

Disarda hava soguk, ama elinde sicacik kahven olsun...

Kotu gidenlere inat icinde hep bir umut, yuzunde hep gulumseme olsun...



15 Kasım 2014 Cumartesi

Caba

Bosa kurek cektigini gordugunde olgunlasiyor insan...

Cabalamak bosuna...

28 Ekim 2014 Salı

En guzel yani

Ben hayatta yapamam derdim de, galiba sonunda basarabildim...

Susmayi ogrendim hayat, icime atip yok saymayi ogrendim...

Bu gunume de sukur/tesekkur ederim!

12 Ekim 2014 Pazar

Gun gelir, biri cikar karsina, amin dedigin dualarinin o gune dek neden gerceklesmedigini anlarsin...

13 Eylül 2014 Cumartesi

Huzur

Kapidan girince hep sariverir ayni huzur, keske sen de burada olsaydin...

Her kosesinde sana dair anilarim, her kapi araliginda sanki sen cikacaksin, seslensem sanki duyacaksin...


5 Eylül 2014 Cuma

Sonra

Farkedersin ki, zaman durmus, bulundugun ortamlar yapman gerekenler flu olmus, ait olman gereken bir yer yok, vazgecebileceklerin cok...

Cok sevdiklerinden biri, bedenen artik yok, alismasi zor, kabrine ayaklar geri gider, anilari bol, uzuntu derin...

Farkedersin ki, insanlar bencil, deger verdiklerin yabanci, yabanci olmalari onemsiz, bambaska gunluk tasalar degersiz, ölüm tek gercek, dualar hep daha beteri olmasin nolur derken, hayat hala umut dolu yarinlara gebe, cocuklar hep gülse dedirten...

Öyle acimasiz, cogu zaman dengesiz...

Ve ben, bir aralik bulup saatlerce aglamanin hasretinde, agaclar dolusu orman, soluksuz upuzun bir ciglik...

Tum bunlarin arasinda sen gelmissin bana gunluk telaslarin acimasiz sorulariyla...

Duymuyorum, anlamiyorsun...

Yoksun, hic olmadigin kadar flusun aslinda...

Hala

Hala bekler gozumun kenarinda yaslarim, ne iceri ne disari, ara ara dolup tasar yanaklarimdan suzulur... 
Ben hala doya doya aglayamadim...

Yokluguna alisamadim...

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Tarihe not...

İcime attiklarima atfen.

Sakin unutturma hayat...
iyiyi kotuyu olani olmayani gozunun gorduklerini sen sen ol sakin unutma...

Gun gelir ayni dili konusursan o an hatirlar, bakislarinla anlatirsin nasilsa...

Ben ki zor kirilan, bir kez kirildigimda bana sakin unutturma...


23 Ağustos 2014 Cumartesi

Senin yoklugunda...

Senin yoklugunda,
Senin koltugunda, Sevenlerinin duasi, sana dair anilariyla ugurladik seni...

Hep sevdigin gibi, kahveler caylar icildi...

Yarin senin icin bircok cocuk sevinecek, elinde balonlarla hepsi sana gulumseyecek, baska bir gun senin hep sakasini yaptigin o dudukleri calacak cocuklar...

Yolcularken hep soylerdin ya, beni gorursen selam soyle...

Ben her gordugum tontona bundan sonra selamini soylerim dede...

Sen de bizi gör, bizi izle...

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Gitme

Icten ice,
Korkuyla bekliyoruz...
Her calan telefondan tedirgin,
Hepimiz uzgun hepimiz gozlerimizi kaciriyoruz ya,

Duyarsan beni,
Ne olur ne yap et, sen gitme...

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Renk

Hayat kadar renkli balonlarim olsa yeter.
Rengarenk.
İcimdeki cocuga dair ne varsa ortaya cikar, hayaller ve balonlar...

3 Ağustos 2014 Pazar

Sev

Bugun ölsem gam yemem dersin bazen,
Gelecekse böyle bir gunde beni almaya gelsin...

Öyle huzurlu, öyle mutlu ölmeli insan...

Ve birilerini hep, yaninda son nefesini versen mutlu ölecegini bile bile sevmelisin, herseyden herkesten cok...

31 Temmuz 2014 Perşembe

En guzeli

Özlemek ve özlendigini bilmek
Sevmek kucak dolusu, cok ama cok sevilmek,
Doyamamak, gözlerin isil isil gülümsemek,
Merak etmek, ettigin kadar merak edilmek,
Sesini duydugunda kendi sesindeki kus civiltilarina karisan mutlulugu farketmek,
Ve attigin adimda, gittigin yerde, gördügün herseyde sevdiklerini bulabilmek, onlarla oldugunu hissetmek...
İyi ki demek, bir daha onlarla gelelim diyebilmek, sukretmek...

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Aylakliga ovgu

Cok sevdigim bi arkadasimin lafidir Aylakliga Ovgu...
Gozlerini kapatip hicbir sey dusunmedigin, yetisecegin bir yerin olmadigi bir gunde, kolumu kaldirmasam da olur derken geliverir Aylakliga ovgu...

Sahi ya, dunun bugunden farkli olmadigi, yarinin olmayan beklentisinde, icinden sadece 'oh be...' dedigin, derken ruzgari yuzunde hissedip gozunu kapatip dunyanin en huzurlu yerinde, en huzurlu insani oldugunu hissettigin... Anlari biriktirdip zihnine kazidigin... 

Bir islik tutturup elllerin ceplerinde sokaklari gezdigin gunleri hatirlatan, denize ilk dalista her yanini kaplayan tuzlu suyun verdigi ferah sogugu yansitan, en sevdigin sokak kahvesinde aldigin ilk yudumun tadini veren...

Ve sen, ayni gokyuzunun altinda bir cok mutlu insan kadar gulumserken geliverir Aylakliga Ovgu...

26 Temmuz 2014 Cumartesi

Sanma ki

Sanma ki dönüp gitmek zor, 
Sanma ki yapamam.

Aniden basimi alip gitmisligim, cok sevdigimden bir anda vazgecmisligim, gemileri yakip gidip yeni baslangiclarim coktur benim.


21 Temmuz 2014 Pazartesi

Bence

Buika calan yerden huzur eksik olmaz...
Dostlarla paylasilan sohbetin yerini hicbir sey doldurmaz...
Bir de icten kahkaha atabildigin anlarin degeri yok olmaz...

6 Temmuz 2014 Pazar

Huzur



Huzur, özledigim, doyamadigim, kiyamadigim...
Siginagim...

Her haftasonu doya doya sarinip sarmalandigim, iyi ki'm, sukrettigim...

Kaybetmekten korktugum cabuk alistigim...

Bir cocuk kahkahasinda, kahvalti sofrasinda, bir bardak cayda, sevdiklerimde buldugum...

Huzur, beraberinde kucak dolusu mutluluk, bir bakisla sicakligini hissettiren kiymetlim...

Sessizliginde ölümsüz anlari, hep hatirlanasi kareleri barindiran, bir avuc ama dünyalara bedel hazinem...

Huzur, kalp ritminde sakli, gözlerini kapadiginda hep ait olmak istedigin yerdesin diye haykiran, icten gelen en tatli duygu...

Huzur, sahip olduguma sukrettigim, en sevdigim...

21 Haziran 2014 Cumartesi

Gozlerimi acsam

Gozlerimi acsam da sen ciksan karsima...

Her dinledigimde aklima o gelir, o öldü, haberi yok, ben arada cok özlerim, bilme sansi yok...

Uzun bir aradan sonra, coktaaan unuttum derken, ruyamda gördüm birden...

Cok özledigimi bilsen, ki, ne gelir elden...


11 Haziran 2014 Çarşamba

Uzak

Özlemek güzel de, uzak olmak zor geliyor...
Yaninda olmanin yerini hicbir sey tutmuyor...
İnsanoglu uzaklasmak istiyor da, yaninda her istedigini götüremiyor ya, o zor geliyor.

Ben uzaklastim, istedigim düsüncelerden uzaklasmakti, onlardan degil ki?

Onlar hayatin büyük bir bölümünü kapliyor, geriye kalanlar dertler tasalar gereksiz kuruntular ne ifade eder ki?

Onlar olunca hayat kolay, hayat güzel, uzakta olunca özlem zor geliyor...

Kalbin bir yerlerde kalinca zaman gecmiyor...

 Günler uzuyor, sessizlikler artiyor, uzaklara bakip daha cok hayal kuruluyor, ic ses bol bol keske diyor...


28 Mayıs 2014 Çarşamba

16 Mayıs 2014 Cuma

Bu aralar

Guzel olan ne biliyor musun? Yazabilmek guzel... Son bir kac aydir kayip olan kelimelerim, baharla birlikte filizlendi. Duygularima tercuman, dusuncelerimin askerleri...

Özgür kalan isyanim, tepki verebilmenin huzuru, gormezden gelmenin dayanilmaz hafifligi ve ben, bir baska bahara donduk yuzumuzu!

Bugun hersey dunkunun ayni ama baktigim aci farkli, sanki herseyle yeniden tanisiyorum. 

Attigim adimlarin hesabini yapmaktan vazgectim, uc adim sonrasini gormek istemiyorum.

Zaman ve mekana bagimli kararlarla isim yok, ic sesimi dinliyorum. Alt tarafi takilir, tokezlerim, doner bakar iyi ki yaptim der sahiplenirim diyorum.

Benim olan hersey kiymetli, hersey guzel ya, hatalarim da benimse guzeldir diyorum. Tekrarlamaya niyetim yok ama kendi aldigim kararlarin arkasinda durabilecek cesaretimi cok seviyorum!

Korkularimin ustune gidiyorum - bazilari haric - iyi geliyor, onlarla gucleniyorum. 

Bu aralar sagirim, duymuyorum. 
Duymak da istemiyorum. Baskalarini suclamiyorum, ama gucumu artik onlara harcayamiyorum.

Herkesin bir varolus sebebi var, ben benimkini ogrendim, ona odaklaniyorum.

Bazen duruyorum, cokca dusunuyorum, gozumu kapatip gelecege dair hayaller kuruyorum.

Eskiden daha hizli gercek olurdu hayallerim, biliyorum, mucizelere o zaman daha cok inaniyordum.

Simdi hayallerim farkli ben farkliyim, birak buyumeyi artik yaslaniyorum.

Saglik olsun gerisi kolay diyorum, karsima  13 yasinda bir kiz cocugu cikiyor, soruyorum hayallerini anlat diyorum, ailemle bir pazar gunu piknige gitmek diyor, peki daha baska diyorum, saglik olsun ailem yanimda olsun diyor, hayretler icinde kaliyorum. 

Bazilari cocuk olmadan buyuyor, bazilari olgunlasmakta zorlaniyor, inanamiyorum.

Sonra bir sarki caliyor, sozlerinde kayboluyorum...

Haydi kalk gidelim bu sehirden,
Gun dogarken ya da gunes batarken,
Belki kuslar gecer ustumuzden,
Kanatlari senin ellerinden...

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Soma

#Soma

İnsanlık ayıbı.
Vicdansızlık anıtı.
Bedelini haketmeyenlerin ödediği maden.
Acılı aileler.
İçi yanan bizler.
Vurdum duymaz politikacılar.

Bu acıklamalar sizin iş kazanız olabilir, orada olanlar cinayettir!

13 Mayıs 2014 Salı

Avuc ici kadar mutluluk yeter...

Cok olmasin hicbir sey, cekirdek aile, kucuk bir bahce, gunesli bir gun yeter.

Birkac kus civiltisi, cocuk kahkahasi, lezzetli ufak bir sofra, agiz tadiyla yenen yemek, gulumseten sohbetlerden ote ne var hayatta?

Kendini iyi hissettiren kucuk mutluluklar varken...

Cok istememek, cogu beklememek gerek, gozunu kapatip derin nefes aldiginda bu ne guzel bir gun diyebiliyorsan, huzurluysan...

Cok olmasin hicbir sey su hayatta, azla yetinebilen, her durumda mutlu olabilecek nedenler varken...


12 Mayıs 2014 Pazartesi

Oldugum gibi

Oldugum gibi davranmayi, gorundugum gibi olmayi her denedigimde, kendimden baska kimse zarar gormedigine gore, insan bencil bir varliktir derken beni haric birakanlara selam olsun.

Ben bundan sonra en bencil varligim...


11 Mayıs 2014 Pazar

Cizgiyi Asmak

Cizginin otesi, cizgiyi astiginda kayiptan ibarettir.

Insan cizgiyi astiginda kaybetmistir.


8 Mayıs 2014 Perşembe

Cennet & Cehennem

'Kendi cennetlerinizden, başkalarına cehennemler yaratmayınız'


Sabah sabah nereden aklıma geldi bilinmez, hava yağmurlu, radyoda çalan şarkı donuk, insanlar acımasız derken..

Ve kendi cennetlerinde, başkalarına cehennemler yaratmaya çalışırken...

Birileri sizin mutsuzluğunuzla mutlu olmaya çalışırken...

Siz ise inatla mutsuz olmazken, hayat kısayken, çok az şey dert etmeye değerken...

Ben bir cuma sabahı, erkenden kalkıp, karanlık gökyüzüne merhaba derken..

28 Nisan 2014 Pazartesi

Yine, yeni, yeniden...

Bazen gitmek lazım, ardına bakmadan...
Bazen de gittiğin yoldan dönmek, hatalardan ders çıkarmak...
Karar ne olursa olsun, iyi olmak lazım, kimseyi bilerek kırmamak...
Bir de cesur olmak... Yılmadan, dogruların için, 9. Köyden kovulmak...

11 Mart 2014 Salı

Iyi ki varsin

Bazen hersey ustuste, herkes yorgun, ben halsiz.. Sessiz..

O gelir bir anda, umut dolu.. 
Bir soz eder,
Yeni gun baslar, gun aydinlanir..

iyi ki varsin der,

Hersey gecer, bulutlar kaybolur, gunes isildar..

İyi ki varsin! Sen olmasan ben ne yapardim..

6 Mart 2014 Perşembe

.

Bazen, senin icin ölümüne savasmak, cabalamak istiyorum.
Sonra, ugruna cabaladiklarima bakiyorum,

Sen degmezsin.

1 Mart 2014 Cumartesi

Huzur

Huzur en buyuk servet..
Net!
Ve ben uzun suredir hic olamadigim kadar, huzurluyum..
Cok sukur..

Ve hayat..

Mor ve otesi

Nerden akla geldi bilinmez, o kadar eski
ki.. Ve hayat canina tak etmisti, sus dedi artik, ve hayat..

İste oyle dedirtti, canina tak etmisti.. Bazen hersey cok fazla gelir, gucun yeter ama sabrin yetmez ki.. 

Hersey sifirdan baslasa ne guzel olur dedirtir.. Yeni olan hersey heyecan verir..

25 Şubat 2014 Salı

:)

En guzel ses, bu aralar ic ses...
Yormuyor uzmuyor o herseyi zaten biliyor..
Sormuyor, kizmiyor...

İyi geliyor :)

En guzel ses, ic ses :)

23 Şubat 2014 Pazar

Bilmek lazim

Kime neyi nasil soyleyecegini bilmek lazim

Bilmiyorsan susmak lazim

Arada kacip gitmek lazim

Giderken ardina bakmamak, baksan da gormemek lazim

Sahi ya arada gormezden gelmek lazim

Duvar ormek lazim, yeni yerler gormek lazim

Haddini bilmek lazim, ozgur kalmak lazim

Lazim da lazim iste

Mantikla hareket etmek lazim, mesafeli durmak lazim

Kendini dinlemek lazim hislere guvenmek lazim..

Hayatta oncelikleri belirlemek lazim..

19 Şubat 2014 Çarşamba

Sis

Sis siler de sehrimi, özlemleri siler mi?
Herseyin ustunu örtse bile, gercekleri yokeder mi?

Sesler kisilsin hayat, gereksizler konusmasin..

Fazlaliklari kenara ayiralim, huzurlu anlar kalsin..

Yine alip basimi gidesim var, aramizda kalsin...

27 Ocak 2014 Pazartesi

Anlatamiyorum

Bazen, elim telefona gidiyor, seni aramak, sesini duymak istiyorum..
Yoklugunda olup bitenleri uzun uzun anlatmak geliyor icimden..
Neler oldu neler bir bilsen, ne cok mutluluk ne cok huzun, korku, heyecan gecti gitti omrumden..

Bazen dusunuyorum, sen olsan soyle olurdu, boyle yapardik, sen suna kizardin, ben susardim.. Kimbilir..
Sonra diyorum ki, yoktun ki nerden bilebilirsin.. 
Bilsen baska olurdu, eminim..
Belki iyi belki kotu, ama olsun derdim..
Elim telefona gidiyor, arasam diyorum..
Arayip uzun uzun anlatayim, sevincleri uzuntuleri paylasalim..
Bir ses duyuyorum,
Uyaniyorum..
Sen öldün bir soguk Ocak aksaminda,
 Ve Ölüler telefonda konusamaz ki..

23 Ocak 2014 Perşembe

Güven

Güvenmek aylarını alır, yıkmaksa birkaç dakikanı..

Hayat her gün ayrı bir süprizle gelirken, değişmeyen şey sadece aileye güven.
Bir onlar yanıltmıyor, bir de dostlar, aileden sayılan, kardeş denilen..
Geriye kalanlara bakıyorsun, insanlar hala pervasız, hala zalim.
Acımasızca eleştirmeye meyilli, silah gibi kuşandıkları kelimeleri ise saldırgan..
Bense her daim balık hafızasıyla ders alamayan.
Bu kadar çabuk unutamadığım bir hayat dileğim var, fil hafızası dedikleri şeyi istiyorum.
Misal, kırılıp alınıp, üç gün sonra neye kırıldığımı unutmamak istiyorum.
Ders almak istiyorum hayattan, unutmayarak.
Ve acımasız olmak istiyorum, çoğu zaman...
Kelimelerimi düşünmeden kullanmak, hoyratça kırmak istiyorum mesela.
Neden bir ben oluyorum kırılan?
Şu hayata bir daha gelmek istiyorum bazen, yeniden doğduğumda bencil olmak için.
Sadece kendimi düşünsem nasıl olurdu hayatım görmek istiyorum.

Ve ben;  kırılmadığım, umursamadığım bir hayat yaşamayı görmek, bencil olmayı öğrenmek istiyorum.

13 Ocak 2014 Pazartesi

İstanbulda turist olmak

 
 
Pazar günümü turist olmaya ayırdım. Vapurla Karaköye geçmek aynı ama turist gözüyle vapura binmek farklıydı.
 
Neden bu insanlar bu kadar aceleci? Bugün Pazar değil mi? Kimse işe gitmiyor ki dedirten cinsten aceleci!
 
Karaköy Namlıda bu kadar sıra beklenecek ne vardı? Kapıda 20 kişi, içerde sinema salonu mu var acaba sorusunu akla getirdi. Sahi ya bu kadar sıra anca sanatsal aktiviteler için beklenirdi.
 
Kahvaltı için ara sokak lezzetlerinden OPS seçildi. Karaköyde turist olmak lezzette kaybolmak porsiyon büyüklüklerine şaşırmak demekti. Bu Türkler her Sabah bu kadar çok şey yemeye vakit bulabliyor olabilir mi? Kruvazan ve kahve neden yeterli gelmiyor ki?
 
Galata ya yürürken sokakta soru soracak kimseyi görememek herkes arabalara doluşmuş trafik yaratmış toplu taşımayı neden kullanmıyorlar soramamak demekti.
 
Sonrası mı?
 
Kalabalık İstiklal, nereye yürüdüğü belli olmayan insanlar, Galatasaray Lisesi önünde şarkı söyleyen çocuklar, köşebaşında bekleyen kalabalık polis grubu.
 
Turist olarak güzelsin İstanbul, her sokak arasında farklı süprizlerle dolu...

4 Ocak 2014 Cumartesi

Mili mini isyan :)

Spora gidecek enerji istiyorum!
İsyan ediyorum artık :)
2014 sporla geçsin istiyorum
Enerji istiyorum.
Kafa yorgunluğumu atmak istiyorum mesela!

Yapılacaklar listem 3 maddeyi geçmesin istiyorum :)

Pazartesi sabah motive uyanıp, koşa koşa sporla güne başlamak istiyorum. :)

Olmaz mı? =)

Mili mini isyanını başlatıyorum!

Budur :)

1 Ocak 2014 Çarşamba

2014 Hoşgeldin

Hoşgeldin 2014, ben dün, 2013le iyisiyle kötüsüyle vedalaşırken, sana borçlu muyum dediğinde üstü kalsın , boşver derken, omuzlarımdaki yükü ona hediye ederken önce bu yazı çıkıverdi karşıma..
 
 
Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yıl hiç gün ışığı ile
uyandınız mı?
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladınız mı?
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?...

Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
Çimlere uzandığınız oldu mu?
Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir
çocuğun gözlerindeki ışığı?
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz bu yıl?
İyi bir yılın, bunlar gibi birçok “küçük şeye”e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl?
Yayılın çimenlerin üzerine...
Acele edin...
Er veya geç...
Çimenler yayılacak üzerinize...
 
 
Mutluluklarımı düşünüp, küçük anlarıma gülümseyiverdim.
Ne çok iyi ki dedim, ne çok hep olsun istedim.
Mutlu olduğuma şükrettim.
Sonra ise bu yazı geldi çok sevdiğim bir dosttan, gülümsedim. Ben hayatı hiç ertelemedim. Keşkeleri hiç biriktirmedim.
İçimden geçeni iyi/kötü söyledim, hiç kimseye haksız yere sırtımı dönmedim.
Yazıyı okur okumaz, atıverdim.
 
Size de tavsiye ederim :)



Yazmayan kalemleri,sayfası bitmiş defterleri,kulpu kırık fincanları,zayıflayınca giyerim kotunu, son 5 aydır giymediğiniz kıyafetleri.
Arka balkona tıkıştırdığınız, bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur dediğiniz o sandalyeyi.
Dibi kararmış tencereyi.Taşındığınız hangi evden kaldığı,
hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları.
Sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda o ...hiç sevmediğiniz tiple
poz verdiğiniz fotoğrafı.
Çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini
(kaset mi kaldı allah aşkına)
Atın.
Bir ferahlayın ,
Şimdi ihtimalleri atın.
‘Olacaktı, son anda olmadı’ları atın, olmamış işte.
Takılıp kaldığınız o günü.
Düşünüp durduğunuz o lafı.
Atın.
Küstüğünüz için uzun zamandır görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü.
Alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan o ‘olayı’
Atın.
O hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini
Kestiğiniz eski gazete küpürünü
İçinizi kemiren o ukteyi
Atın.
Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk intikam yemeğini de dökün. Soğuk yemeğin hiç tadı olmaz, dışarıdan bir döner söyleyin daha iyi.
Buzdolabının üzerindeki diyet listesini (faturaların altında duruyor)
Depodaki koşu bandını.
Atın.
Cevabı olmayan soruları
Kaçırdığınız fırsatları
Atıldığınız işleri
Beceremediğiniz ilişkileri
Kişisel gelişim kitaplarını
Atın.
Arkanızdan konuşanları.
Önünüzü kapayanları.
Alamadığınız terfiyi
Oturamadığınız evi
‘Şimdiki aklım olsa’ları
Aldığınız en kötü karneyi.
Hatta en iyi karneyi.
Çalışmayan saatleri.
İşe yaramayan fikirleri.
Kaçan trenleri.
Zamansız yaşlandıran dertleri.
‘O gün’ olanları.
Halının altına süpürdüklerinizi.
Dolabın dibine iteklediklerinizi atın.
Yarın yeni bir yıl, bakın güneş daha güzel doğacak...
 
 
Mutlu Yıllar,
 
Sevgiler
Mili.