1 Ağustos 2013 Perşembe

Yağmur ve Huzur

Sabah 5... Uyanıyorum bir serinlik.. Yağmur başlamış, penceremden içeri giren toprak kokusu günaydın diyor... Ben uykuya hasret, penceremi kapatıp uykuya dalıveriyorum kaldığım yerden..
Aylardan Ağustos, günlerden uyku, günlerden bulutlu..
Sanki Eylül, sanki huzur dolu..
Ruhum güne Büyükadada başlıyor, önce vapurda ,  gri İstanbul fotoğrafları çekiyor, adada bir tepede kahvaltı yapıyor, elinde gazete, çayını yudumluyor.. Fonda Everything but the girl..
Gözlerini kapatıp derin bir nefes alıyor, güne hazır, saatlerce bisiklete biniyor, arada mola veriyor, kitap okuyor..
Çakıl taşları topluyor kıyıdan..
Elinde bir avuç mutluluk, yolda gözgöze geldiği insanlarla paylaşıyor..
Akşamüzeri, iskeleye yakın çay bahçesinde , her zamanki yerine kuruluyor, gözü yolda, misafirlerini bekliyor..
Bir tutam sevinç, kocaman bir gülümseme, bir buket umut çok geçmeden beliriveriyor..
Sarılmak, kavuşmak ne güzel şey!
Sıcaklığı ile insan yeniden doğuyor.
Sonra adımlar başlıyor kolkola... Uzun bir patika, eve yürüyecek, sohbet edecek keyifli bir zaman dilimine dönüşüyor..
Akşam yemeğinde ne yesek hayattaki en büyük mesele oluyor.. Gökyüzü aydınlık, akşama kadar vakit bol, hazırlarız dedirtiyor..
Mutfak telaşı başlıyor, hazırlık her akşam ayrı bir seramoniye dönüşüyor, kedi bahçeye üşüşüyor, payına düşeni beklemeye başlıyor..
Yemek yeniyor, hava serinliyor, yine de kahve adadan karşı kıyıya bakarken daha keyifli içiliyor..
Zaman su gibi akıp geçiyor.. Hayat yeni güne hazırlanıyor, ruhum kıyıda bağdaş kurmuş, hava aydınlanmasın gün bitmesin diyor..
Gözlerini kapatıp derin bir nefes alıyor, hava huzur kokuyor..

Saat çalıyor..
Uyanıyorum, gün şimdi başlıyor rüya gerçek oluyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Özledim...

Hatırlanası yazı   29 Mayıs 2015 https://perfect-colors.blogspot.com/2015/05/ozledim.html Bugün onsuz 17.gün.. Son konusmamız hala ...