30 Mayıs 2013 Perşembe

2 haftaya bedeldi şu 4 gün..

Tüm yapılacaklar aynı zamana denk geldi, tüm teslim tarihleri birleşti..
Sınavlar bu haftaydı..
Seyahat yarın..
Ona mı yetişeyim dur bunu mu halledeyim derken, sabah hastane öğleden sonra koşturmaca, hepsi aynı güne haftaya denk geldi..
Herkes iyi olsun da; ben koşturmaya razıyım dedirtti..
Olsun madem..
Böyle de kabul..
Yaşama sıkı sıkıya tutunmayı sağlayan şeyler de oldu nasılsa..
10 yaşındaki küçük arkadaşımdan mektup geldi mesela.. Şırnaktan..
Küçük elleriyle yazdığı büyük cümleleri vardı mektubunda..
Boyundan büyük sevgisi taştı zarfı açar açmaz..
Bir mektubun bir günü bu kadar aydınlattığının farkında olmadan..

Bir başka gün, ani bir telefon geldi, eve girip yapılması gerekenlerle ilgilenmek zorunda olmama rağmen, hiç eve girmek istemediğim bir anda.. Üstelik acaba o ne yapıyor dediğim, onu düşündüğüm anda..
Sohbeti, birlikte ağlaması & gülmesi güzel gelen sayılı insan var hayatımızda..
Gerçekten paylaşabildiğin ve gerçekten paylaşmayı bilen..
Ve o sayılı insanlardan biri; bana iyi geliyorsun derken, asıl kendisinin iyi geldiğinin farkına varmadan geçirdi bir akşamı..
Bazen birileri sizin yaranızı sarıyor zannedersiniz, aslında sizin onun yarasını sardığınızı bilmeden..
Bazen de yüzleşmek istemediği gerçeklikleri, büyük bir sakinlikle, içtenlikle paylaşır, gösterirsiniz..
O hiç bakmadığını zannederken..

Hayat bu ara ; bir rüzgarla bir çok yaprak gibi bizleri de sürüklerken, elimizden gelen birbirimize tutunmak sanırım..

Gün gelip birlikte tökezlemek, ve sonra kolkola yürümek lazım bazen.. Hayata birlikte, umutla bakmak..

En üzgün anında bile seni gülümsetecek, kendi derdini unutturabilecek birileri lazım hayatta..

Ve eğer varsa, sımsıkı tutunabilmeyi, kırılmamayı , alınmamayı ve sonsuz toleransı yaşamak lazım bazen..

Ve ben;

Şanslıyım..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Özledim...

Hatırlanası yazı   29 Mayıs 2015 https://perfect-colors.blogspot.com/2015/05/ozledim.html Bugün onsuz 17.gün.. Son konusmamız hala ...