30 Kasım 2011 Çarşamba

Hayatın Ritmi

Gözlerini kapatıp ansızın , rüzgarı hissedersin.. Yüzünü sıyırır geçer, derin bir oh çekersin..

Sessizlik içinin sesidir, o an bambaşka sesleri farkedersin..
Güçlenir, adım adım duymaya başlarsın hiç sesi yükselmeyenleri..
Yaprakların hışırtısı, rüzgarın sesi, martılar, dalga sesleri, bir adım, bir kahkaha, kapı gıcırtısı , akrep ve yelkovanin ritmi.. Hepsini seversin..
Hayat ritmini paylaşır seninle, dinlersin..
Bir zaman sonra ritme uymayan sesleri eler algın, ritmi benimsersin..
Sessiz kalır, ritmi , andan kopmadan, uzaklaşmadan dinlemek istersin..
Hayat ritmini paylaşır seninle, hissedersin..
Fısıldar kulağına bir rüzgarla, o an hiç bitmesin istersin..

26 Kasım 2011 Cumartesi

Bir sabah uyanirsin,

Bir ruyanin etkisinde.. İcin rahatlar gercek olmadigini anladiginda, derin bir nefes alirsin, gune baslamaya hazirsin..

Perdeyi aralar bakarsin, gunes seni bekler.. Hava soguk olacak bellidir ama olsun dersin.. Ne farkeder zaten soguk havalari da seversin..

İcin anlamsizca kipirdar, gun bir baska basladi ya ondan dersin.. Goren arkadaslarin sende bir farklilik var, farkli bir enerji der, her zamanki halim, belki makyajimdandir dersin..

Deniz havasi alir, biraz yurur, saate bakinca gec kaldigini farkedersin, hizli adimlarinin arasinda, beklemedigin bir anda gorur gozlerin..

Beklenmedik bir gulumseme cikar karsina, o an gunun neden boyle gectigi belli olur, sabahki anlamsiz kipirtinin habercisi karsinda durur..

Hep iki arada bir derede olur ya, hani hep bir yerlere yetismeye calisirken.. Bilirsin..

Hayat seni hep olmadik yerde sasirtir, gulersin.. :)

22 Kasım 2011 Salı

ne yaptın?

Bugün kendin için ne yaptın?

Hayatın koşturmacasında, hep birileri için birşeyler yaparken, sen, kendin için ne yaptın?
Kitap okudun mu dilediğin gibi? İstediğin saatte uyandın mı... İstediğin anda işi gücü bırakıp, bambaşka konulara odaklandın mı? Trafiği görmezden geldin mi acaba..
Sırf canın istediği için yolunu uzattın mı?  Aynı şarkıyı aralıksız dinledin mi mesela.. Müziğin sesini istediğin kadar açtın mı? Gözünü kapatıp istediğin hayali kurdun mu? Hayallerine ulaşacak yolu buldun mu? Dışarıdan gelen ses ne olursa olsun, sen iç sesinin ritmini tutturdun mu?

Bugün kendin için ne yaptın, ne seni mutlu eder hiç sordun mu? Şanslıyım dedin mi hiç.. Bir çekilişe katılmadan kazanacağını hissettin mi?

Başkası değil, senin ne düşündüğün / ne hissettiğindir seni mutlu eden, farkettin mi?
Sabahı düşünerek uyuduğunda, gününü nasıl planlarsan öyle geçiyor, denedin mi?

Hayat sen ne planlarsan, onunla geliyor, kendin için ne yaptığının ne kadar önemli olduğunu hissettin mi?

20 Kasım 2011 Pazar

Bir pazar gecesi..

Bir pazar gecesi, huzurla biten gününe teşekkürlerinin arasına, boğazındaki düğümleri gizlersin..
Tanımadığın bir Süper Kahraman için dua eder, iyi olsun istersin.. Ne yaptığının, ne hissettiğinin, gününün, gecenin, olan bitenin, ne yazdığının önemi yoktur hiç.. Herşeyin bir nedeni vardır dersin.. Mutlaka bir nedeni vardır bilirsin.. Bir okuldan bahseder satır aralarında, dünyan değişir, orada olduğunu hissedersin.. Çocukları çok sevdiğinden, dünyan durur, ilerleyemezsin..

Bir yazı okursun bir zaman, artık okumadan önceki sen olamayacağını bilirsin..
Bir pazar gecesi, boğazın düğümlenir, günün, gecen önemini kaybeder, yazacaklarından vazgeçersin..

19 Kasım 2011 Cumartesi

Güzel şeyler de olur hayatta..

Güzel şeyler olur hayatta.. Güneş yeniden doğar, gün yeniden başlar..
İçin sıkılır, dost hisseder..  Konuşur seninle, içindeki huzursuzluğun nedenini keşfeder..  Kardeş gibidir o, hatta gibisi fazla kalır, kardeşten ötedir..
O seni bilir, seni neyin iyi hissettireceğini bildiği gibi.. Paylaşır senin sıkıntını, hafiflersin.. ' Sen böyle değilsin ' der, sözcüğünün altında yatan asıl anlamı çıkartıverir, sevinirsin.. Anlar seni, susar bazen, yeri geldiğinde kullanır kelimelerini, sessizliğini paylaşır seninle.. Huzur verir, kahkahalarını paylaşır seninle.. Seninle yeniden başlar güne, kafana takılan ne varsa düne dair, siler..
Tüm dünya dönse sırtını, o dönmez, yanıbaşındadır bilirsin..
Sen dönsen sırtını tüm dünyaya, o da seninle döner sırtını hayata.. Hissedersin..

Paylaşmak güzeldir, güzel şeyler olur hayatta, iyi ki dersin..

18 Kasım 2011 Cuma

Bekledigimden guzel bir sabahim var benim

Ruyamda gordugumun sabah haberini aldigim beklenmedik bir sabah..
Telasin olmadigi bir sabahim var benim, saatle isimin olmadigi o nadir gunlerden birindeyim.. Yetismem gereken bir yer yok bugun benim... Istedigim saatte istedigim yerde olabilirim ..

Guzel bir cuma sabahina uyanan benim, cuma benim... Hayat benim..

17 Kasım 2011 Perşembe

Plansız yaşam, spontane hayat ve Ajanda insanları

Plansız yaşam, ömrü uzatır, stresten arındırır..
Plansız yaşayabilen insanlara hep özenmişimdir, onlar asla yaşlanmayacaklar, kendilerini gereksiz strese hiç sokmayacaklar biliyorum. Bense gün içinde kaçta nerede olacağına, ne kadar kalacağına, trafikte ne kadar vakit kaybedeceğine kadar planlayanlarla birlikte stresle yaşam tekniklerine her gün yenisini katıyorum.. Hani şu hafta sonu planları pazartesi gününden belli olanlar, ajanda insanları arasından el sallıyorum..
Ani kararlar verebilmeyi bile son 10 ayda deneyimleyebilen ben, düşünme boyutunu aradan çıkartarak karar sürecini kısaltmaya yeminli, kendime bir günüm plansız geçer mi diye sorup duruyorum..
Cevabı mı?
-Sanmıyorum :/
İşin ilginç tarafı, ajandalarımdan birini kullanmaktan vazgeçsem acaba diğeri peşimi bırakır mı emin olamıyorum..  Kolumdaki saati çıkarsam, kafamdaki saati söküp atabilir miyim merak ediyorum..
Spontane yaşayanlar, cumartesi sabahına plansız uyananlar, son dakika planları yapanlar, sınavlara son dakika çalışanlar, olmazsa olmasın benden daha mı kıymetli diyenler, vapur kaçırmayı dert etmeyenler, aman boşver diyip gülümseyenler : Size özeniyorum..
Ayakta alkışlıyor, tebrik ediyorum..


16 Kasım 2011 Çarşamba

Bulaşık

Bulaşık, ruh dinlendirme terapisidir...
Yanında kocaman bulaşık makinesi bomboş duruyorken , sen, tüm bulaşıkları elde yıkıyorsan; kafanda temizlemek istediğin bir düşünce var demektir..
Deneyimle sabit, bu her zaman böyledir..
Her işten çabucak sıkılan ben, elde bir sürü tabak, çanak, tencere yıkıyorsam, ruhumu dinlendiriyorum, kafamdaki düşünceleri temizliyorum demektir..

Bu hiç değişmedi, yıllar sonra bile değişmeyecek..


salı , çarşamba, perşembe farketmez..


Ha Salı olmuş, ha perşembe?? Ne farkeder ki.. Hepsi birbirinin kopyası geçiyor nasılsa...
Tepkiler aynı, saatler aynı, mekanlar aynı..

Bari bugünün farkı, şarkısı olsun..

15 Kasım 2011 Salı

14 Kasım 2011 Pazartesi

Bu aralar, bir aralar, bir zamanlar, şimdi , falan filan..

Bir akşam üzeri, sıcacık battaniye, rahat bir koltuk, güzel bir müzik, hava soğuk, avuç içini ısıtan kahve sıcacık, dışarıyı izlerken; seneler öncesine gitse bir anda aklın.. Dünden bugüne anılarda gezinsen.. Biraz ondan, biraz bundan, akılda kalan cümleleri, kararları ,anları & anıları görsen..

Her 'bu en doğru karar' dediğinde yanılmış olacağını bilsen, her yol ayrımında iç sesinin seni çıkmaz sokaklara götüreceğini hissetsen, her yanlış dediğinin doğru olduğunu görsen, yine de seçer miydin???

Ben seçerdim, baştan sona aynı adımları tekrar atar, hata olduğunu bile bile aynı basamakta takılır, sonra ilerlerdim.. Dönüp silmek istediğim bir adımım olmadı hiç benim.. Veya yeni baştan başlama hayalim.. Hep her açıdan düşünüp ilerledim zaten, hep hayırların hayır kaldığında iyi olduğunu deneyimledim..
Ben hep doğru insanlara güvendim, yanlış insanlara şans verdim, yanlış olduklarını bile bile beni yanıltsınlar istedim.. Yanıltmayı beceremediklerinde gülüp geçtim..
Dönüp silmek istediğim bir adımım olmadı hiç benim..
Şimdi dönüp bakıyorum, yine aynı kararları verirdim..
Pişman değilim..

Pişman değilim dediysem, aynı hataları bundan sonra da yaparım demedim..



13 Kasım 2011 Pazar

İşte şimdi de pazar akşamına yakışmayan bir yazı..

Şu hayatta, en çok beklemediğin anda, beklemediğin kişiden yediğin laf/kazık ağır gelir..

Fedakarlık dediğin şey sadece senin içindir, sen yaparsın adını sen fedakarlık koyarsın, karşındaki içinse bu hiçbir şeydir, asla anlamaz, boşa yaparsın..

İnsan, karşısındakini görmek istediği gibi gördüğü sürece salaktır, o iyidir, o bla bla geyikleri kendini kandırmaktan başka bir şey değildir..

Birilerine yardım ettiğin, yanında olduğun sürece sevileceksen, hiç sevilme daha iyidir.. En azından bir defa yanında olamadığında tonla laf işitmemiş olursun..

Seni , senden başka kimse anlamaz, anlatsan da anlamaz, dinlese de anlamaz..

Senin kadar kimse sevinemez, kimse de üzülemez.. Duygularını paylaşamazsın, kendin yaşarsın..

En iyi ben tanırım dediğin bile, bir gün, düşündüğünün tersi laf edersen, tanımadığın bir insan haline dönüşebilir, içinden çıkan bambaşka karaktere hayretle bakarsın..

Bir de yaralar iyileşmez, sarfedilen sözler geri gelmez, insanlar affetmez.. Unutmaz, unutturmaz..

Ayrıca ; insan nankördür, insan bencildir..

Aklımdaki..



Bu resmi görür görmez başladı herşey..
Benim böyle bir okuma odam olmalı..
Müzik açık , kitap yarım uyuyakalabileceğim..
Hiç çıkmak istemeyeceğim böyle bir oda olmalı..
Renkleri gri , beyaz, yeşil..

12 Kasım 2011 Cumartesi

En sevdiklerim

Kiyamiyorum kullanmaya.. Icimden bir suru sey yazmak geliyor, sayfalarini aciyorum, oylece kaliyorum..

Kiyamiyorum yazmaya..

Ozellikle de kara kapli olanlara, onlarin simsiyah sayfalarina..

7 Kasım 2011 Pazartesi

Bayram, farklı, güneşli, başka..

İyi bayramlar..
Herkese, sevdikleriyle birlikte, keyif dolu, mutlu, umutlu, huzurlu, bol kahkahalı..
Güneşli günlerin tadını çıkarmak isteyenlere, büyüklerini mutlu edebilenlere..

Bu bayram hislerim eski bayramlardan çok farklı..
Bayrama yüklediğim anlam farklı, bakış açım başka kaldı..
Bu yüzden bu bayram; herkesin ne beklediğine, nasıl geçmesini istediğine göre değişir, herkes beklediğini bulur umarım..
Ben farklı bir mantık arıyorum , içten gülümsemeleri kazıyorum hafızama..
Onları biriktiriyorum, bir sonraki bayramlara..
Bir anneannede, gelecekteki aile büyüğünü görüyorum..
Bir torunda yeniden çocuk oluyorum..
Benim pamuk babaannemin bana evvel zaman bir bayramda verdiği mendil elimde, onunla yeniden bayramlaşıyorum..
Bir büyükbabanın bayramın ilk gününü nasıl dolu dolu geçirdiğini anımsıyorum..
Anneanne evinde baklava, dedenin kollarında huzur buluyorum..
Her çocuk, her büyük böyle bayram geçirsin diliyorum..

Bir bayram ziyareti bitiyor, ben sonraki bayramı onlar kadar heyecanla bekleyeceğimi biliyorum..

3 Kasım 2011 Perşembe

Vapur sefasi

Deniz guzel, hava karanlik ama binalar isil isil.. Geri donus sanki universite yillarina.. Aradan seneler gecmemis, hic buyumemis gibi, o gunku gibi.. Mutlu , huzurlu, umutlu..

Cok keyifli.. Cok o gunku ben gibi.. Belki daha da gercek ben simdiki..

Daha emin adimlar, daha dik bir durus hayata..

Daha net bir sirt donus geride kalanlara ve degeri kaybolanlara...

Hayat guzel vapur sefasi hem eski hem yeni.. Ayni huzur ve umutla..

1 Kasım 2011 Salı

Kasım sen ne güzelsin, her günün böyle geçer misin??

Kasım geldi, beklenen, özlenen, hadi artık dedirten ilk günü çok keyifli, çok da güzel geçti..
Her günü keşke böyle olsa dedirtti, eski dostlardan yeni haberler, süpriz gelişmeler, beklenen telefon, beklenmeyen ama ne güzel oldu dedirten gelişmeler.. Özlenen aile büyükleri, mıncıklanma seasından asla kurtulamayacak küçümenlerle ne keyifliydi..

Suyun altında dakikalarda nefesini tutup, hızla su yüzünde daha gözler açılmadan alınan en derin, oh dedirten, yaşadığını hissettiren nefesti..

Kasım sen ne güzelsin, her günün böyle geçer misin??