30 Ocak 2011 Pazar

Eskidendi, çok eskiden..

Koşturmaca dolu, bitmek bilmeyen haftasonunda; bir anda aklıma geldi.. Seneler öncesinden..
Eskidendi, çok eskiden..

Öyle bir hayat yaşıyorum ki ,
Cenneti de gördüm , cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm ,pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.

Öyle bir rol vermişler ki ,
Okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki "söz ver kendine"


Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.

Öyle bir hayat yaşadım ki ,
son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım...


(Nietzsche’nin sevgilisi Salome’ye gönderdiği bir mektuptan..)

27 Ocak 2011 Perşembe

Kısa kısa

Güne anlam katan; hiç beklemediğin anda karşına çıkan, kahve ve sohbetiyle seni olduğun dünyadan koparıp bambaşka bir dünya yaratan kocaman bir gülümsemeye sahip biri olabilirmiş..

Gözünü kapatıp, en mutlu olduğun anı düşünmek günün devamında havanı değiştirebilirmiş..

Dinlenen bir şarkı geleceğe umutla bakmanı sağlayabilirmiş..

Bir sabah kalktığında; hayat sana beklemediğin süprizler yapabilirmiş..

Baktığın yerden herşey karanlık göründüğünde; bakış açını değiştirmek hayatını değiştirebilirmiş..

Beklentilerini sıfırladığında, başkalarına bağlı seni mutsuz eden nedenler bir anda anlamsızlaşabilirmiş..

Hiçbir şey vazgeçilmez değilmiş..

Sağlığın önüne hiçbir şey geçemezmiş..

Düşüncelere hükmedilebilirmiş..

Hiç ummadığın bir anda yanında beliriveren dosttan asla zarar gelmezmiş..

Dost bazen acı söylermiş, ama ne söylerse söylesin senin iyiliğin içinmiş..

23 Ocak 2011 Pazar

Orada olduğunu bilmek güzel..

'Sessizce okuyorsun yazdıklarımı.. Yorum dahi yapmıyorsun.. Olsun.. Orada olduğunu bilmek güzel, takip ettiğini bilmek iyi geliyor.. Benden hep iyi haberler almayı istiyorsun, biliyorum, çoğu zaman olmuyor.. Sana söyledim, hep iyi olmak çok zor.. Hayat beni ara ara deniyor.. Sabrımı sınıyor, arada korkutuyor, arada güldürüyor..

Değiştirmeyi denedim bakış açımı, farklı görebilirim dedim ama olmuyor.. Hayat hep beklediklerimizi , istediklerimizi getirmiyor.. Varolduğumuz yer aslında olmak istediğimiz yer olmuyor, olduğumuz yerde ruhumuz barınamıyor...'

Mektubu bu satırlarla başladı, içinden geçenler sayfalara döküldü.. Ne zaman eline kalemi alsa; aklındakiler satırlarına dökülürdü. Eskiden daha çok yazardı, mektuplara sığmazdı anlatacakları.. Her anı tekrar yaşasın ister, her ayrıntıyı kaleme alırdı.. Şimdi ise; mektupları yarım.. Cümleleri yarım.. Altında yatan mesajı biliyorum, artık biraz sitem kokuyor.. Bu kadarı olmamalıydı diyor..

'Sahilde çakıltaşları topladım, hamağım duruyor, huzur hep orada beni buluyor.... Deniz kenarında içilen kahvenin tadını hiçbir şeyde bulamıyorum.. Kitap okumaya, okuduklarımın arasında kaybolmaya doyamıyorum.. Korkular olmasa hayat burada her gün ayrı bir huzurla başlıyor.. Ben huzura bir adım attıkça, o ne yazık ki benden bir adım uzaklaşıyor, dedim ya hayat beni arada deniyor.. ' 

O geldiğinde farklı olacaktı, demişti bir mektubunda... Hayalleri vardı.. Üstüste geldi herşey, kurduğu hiçbir hayal gerçek olmadı.. Dilek tuttu tersi çıktı, adım attı yolu kapandı.. Sonunda ; huzuru için, hayal kurmayı bıraktı.. Önce çevresindekilerden, sonra yaşadığı yerden uzaklaştı..

Sıfırdan başlarsa eğer, kendi kurduğu hayatı yaşar sandı.. Olmadı..
Herkes kendi payına düşeni çıkardı hayatından..
O hepimizden daha çok fedakarlık yaptı..

Çoğu zaman cümleleri bile yarım kaldı..



21 Ocak 2011 Cuma

Benden gidip , bana dönmediyse..

Bu sabah aklıma bir şarkı içinde bu sözler takıldı.. Benden gidip, bana dönmediyse..
Fazla anlamlı geldi..
Özellikle de akşam yattığım, sabah kalktığım saate karar veremediğim şu günlerde..
Olduğum yere ait hissetmediğim günlerde..

Aklımsa kilometrelerce uzakta başka şehirlerde, bilmediği sokaklarda gezer halde..

Ne uykumdan, ne de günümden bir şey anlıyorum, ait olma hissimi her geçen gün biraz daha kaybediyorum..

Sanırım fazla yorgunum..
Öyle işte..

18 Ocak 2011 Salı

O

O geldi.. artık sessizce izliyor yazdıklarımı.. Küçük sırrımı paylaştım, bu kadar zaman söylemediğime şaşırdı..
10.12.2009 da bahsedilen dostlardan o.. Hani şu yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez dediklerimizden.. Vapur sefası özlenenlerden.. Galata köprüsünün altında birlikte içilen çayın tadını unutulmaz kılanlardan o.. Sabahtan akşama tavla oynayıp sohbete oyuna doyulamayanlardan.. Çorlulu Ali Paşa Medresesinin, Üniversite yıllarının olmazsa olmazlarından.. Hem çocuk, hem olgun olabilenlerden.. Karnın ağrıyana kadar senle gülenlerden o..
Gerçek dostun nasıl olması gerektiğini öğretenlerden , bakışından ne söylemek istediğini anlayıp cevap verenlerden.. Hep 'iyi ki varsın' dedirtenlerden..

10.12.2009 yazısında bahsedilen dostlardan o işte..

Tatlı bir gün ışığı, sanki aydınlatır , bastırır içimdeki karanlık yanını..
Hani hep derdin ya saçlarının kardeş kokusu, içimi ısıtan tatlı bir esinti misali..
Küçük mutluluklardır günümüzü aydınlatan, tatlı bir gün ışığı , tatlı bir gülümsemedir, pervasızca kayıp geçen gözlerinden..
Eski günlere dönsek bugün, bir kitap ayracında, işaretlediğin geçmişi yansıtan , anlamı asla kaybolmayacak sayfalarında..
Zamanı geri alsak birlikte, güne vapur sefamızla başlasak.. Aynı çayı yine aynı keyifle yudumlasak, anlatacak şeylerin sırasını birbirine karıştırıp, daldan dala atlasak..
Yapılacaklar sıralamasında öncelikli olanların hepsini erteleyip, yine sadece ve sadece bizi sonsuz güldürenleri seçsek aralarından..
Ve sen yine gülüp geçsen, tüm olan bitene rağmen.. Yine umutla baksan geleceğe, zamanı durdursan..
Keşke..

Zamanın hızla akıp gitmemesi, dostlukların hep böyle keyifle sürmesi dileğimle

17 Ocak 2011 Pazartesi

Çok..

Ne çok yorgun hayat var etrafımda.. Ve ne çok söylenen.. Bir de kendince rol yapanlar var, ki en komikleri onlar.. Klişe lafları var; hep birşeylerden şikayet ediyorlar.. Değiştir memnun değilsen diyince donup kalıyorlar.. Cesaret yok, şikayet var.. Olduğu gibi kabul de edemiyorlar.. Ve bir de dillerinden düşmeyen başkaları var.. Başkalarının yaptıkları, söyledikleri , giydikleri , gezdikleri.. Anlatmaktan sıkılmıyorlar, dinlemediğimi farketmiyorlar..  İçimden tekrar ediyorum, hayatta daha önemli şeyler var.. Eleştiriyorlar, eksik bulmaya çalışıyorlar, herşey yolunda diyenlere tahammül edemiyorlar, çevrelerinde işleri yolunda giden kimseyi görmek istemiyorlar.. Mutsuzlar ordusu oluşturma, negatifi konuşma çabaları var.. Örgütleniyorlar, etkiliyorlar, hiç iş yapmayıp sadece somurtuyorlar.. Anlattıklarına inanıyor, yalanlarını gerçek zannediyorlar..
İşin kötüsü, her geçen gün çoğalıyor ve hiç susmuyorlar..


13 Ocak 2011 Perşembe

Geçen yıl, bugün..

13 Ocak 2010 Çarşamba

Gecenin karanlığına en çok yakışan yağmurun sesiymiş..
İçsel huzuru keşfe çıktığımda içimdeki sesi bastıran tek sesin yağmurun sesi olduğunu farketmek zor olmadı.
İçimdeki sesi bastıran yağmurun karşısına çıkansa;
Yüze düşen her damlaya hoşgeldin demek, biraz şükretmek, biraz kendi kendine gülümsemek..
İyi ki var demek.. Biraz hayal etmek, biraz geleceği planlamak, günün yorgunluğunu atmak, en sevdiği kahveyi yudumlamak, biraz dinlemek, biraz izlemek..
Pencerelere bakmak, o evlerdeki o hayatları merak etmek, ben olsaydım demek, belki korkmak, belki korkuları kovalamak, mutlu anları tekrar tekrar hatırlamak, sormak, çok özlemek.. Keşke demek..
Yolun sonunda eve dönmek, kapıyı açar açmaz karşılaşılan sıcaklık, bir günü daha 'daha yapacak çok şey vardı, nasıl saat bu kadar geç oldu' diyerek sonlandırmak, yeni gün için heyecanlanmak, gün saymak, merakla beklemek..
Yağmurlar hep mi güzel gelir, hep mi iyi gelir, hep güzel günlerin habercisi midir?
Sahi ya yağmur sonrası huzuru bulmak, gökkuşağı gibi, hep mi gülümsetir =)
 
Keşke yine yağmur yağsa..

Özledim.. İçim kıpır kıpır...


İki gündür aklımda sadece gitmek var.. Çok istiyorum.. 2011 de İngiltereye tekrar gitmek, Oxford da bisiklete binmek istiyorum..

Kırmızı otobüslerle gezmek, soğuğu yüzümde hissetmek, Harrods , Big Ben, Thames Nehri , London Bridge tekrar görmek istiyorum.. Tekrar London Eye' dan Londrayı tepeden izlemek istiyorum..

Ben orada olmak istiyorum.. hem de çok..


9 Ocak 2011 Pazar

Gülümse

''Hayatta başına gelen herşeyin mutlaka bir sebebi vardır,gülümse'' dedi..
Gülümsedim..
Gerisini zaman gösterecek..

İyi haftalar

8 Ocak 2011 Cumartesi

Bu yıl plansız olsun

2011 başlar başlamaz hasta oldum, bir yerlerde bu bünyenin iflas edeceği belliydi zaten.. Ne zaman zorlu bir dönemden geçsem, bittiğinde, stres azaldığında hasta olurum.. Bu yıl da yanıltmadı, hasta oldum..
Demek ki neymiş, yıl yeni olabilir ama gelenekler değişmezmiş =)

Gelenekler değişmez ama yapılacaklar değişebilirmiş, baktım olmuyor, bu yıl farklı olsun, planlar eksik olsun dedim..

Duyurulur, bu yıl tüm sorumluluklarımdan vazgeçebilir, aniden gidebilirim =) Belli bir süre yok olup, vazgeçip geri de dönebilirim.. Bir sabah yataktan kalkıp hayatı değiştirebilirim, ani kararlar verebilirim..

Büyük konuşabilirim , asla yapmam dediklerimi yapabilirim.. =) Hatta yapabilirim dediğime bakılmasın, yaparım , niyetliyim (=


3 Ocak 2011 Pazartesi

Yersiz / Nedensiz..

Yıl başladı nedensiz.. 
Yüzümde gülümseme yersiz..
İçimde umut nedensiz..
Aklımda bir şarkı yersiz..

Gündüzüm seninle , gecem seninle..
Aşkımı bir sır gibi senelerce sakladım
Geceleri rüyamda ismini sayıkladım
Bu aralar herşey yersiz / nedensiz..