28 Şubat 2010 Pazar

Yaşamak lazım..

İnattan vazgeçip, ifade etmek için zorlamayıp, kelimeler arasında kaybolmayıp bazen kabullenmek lazım..

Birilerinin anlamak istediği gibi anlamasına izin vermek lazım..

Susmak lazım..

Kırılmamak için, kırmamak için, olduğu gibi bırakmak lazım..

Olduğu yerde bırakmak lazım..

Yormamak lazım, yorulmamak lazım..

Hükmetmeye çalışmamak, illa anlattığım gibi anlaşılmalı dememek lazım..

Herkesin aynı kelimeye farklı anlamlar yüklediğini anlamak, bununla yaşamaya alışmak lazım..

Kırılmak ama toparlanmak lazım..

Kırıldığını unutmak lazım..

Herşeyi olduğu gibi bırakıp, en baştan başlamak lazım..

Öğrenmek lazım, zaman lazım..

Belki de olgunlaşmak, deneyimlemek lazım..

Büyümek lazım, ama bir yandan da içinde çocuk kalmak , hala saf olmak lazım..

Çok bilmemek lazım, çok görmemek lazım..

Umud etmek, hayal etmek, inanmak lazım..

Şükretmek lazım, istemek lazım..

Bazen çok istediğinden vazgeçmek, bazen de çok istediğini aslında yürekten istemediğini görmek lazım..

Bazen sabırlı olmak lazım, bazen sabırsız olmak lazım..

Düşünmemek lazım, suçlamamak lazım..

Vazgeçmek lazım..

Sonra başa dönmek, yaşamak lazım..

27 Şubat 2010 Cumartesi

Günüm aydınlandı..

Keyifle uyandım bu sabah, farklı olacağını biliyordum, hissetmiştim..

İçsel huzura bir adım yaklaşmak, kendini dinlemek, yağmuru hissetmek, '' iyi bir gün daha '' demek, sunduklarına teşekkür etmek, sevdiğim - vazgeçemediğim kahvemi sahilde içmek, samimi dostlarla keyifli sohbet, yürüyüş ve o..

Duyduğum anda, zaman durdu sanki.. Etkilendim..




http://fizy.com/s/13vh0v

15 Şubat 2010 Pazartesi

Günaydın

Sorularla sonlandırdım dünü, cevaplarıyla yeni güne uyandım..
Sessiz ve durgun sabahın neşesini içime çektim, derin bir nefes ve yeni bir günaydın..
İçim yine huzurla doldu..
Aradığın cevapların yanı başında duruyor olması, çözümün kendinde saklı olmasının verdiği güvenle adım attım, güneşi selamladım.
Yine aynı gülümsemeyle beni karşılayan simitçiye günaydın dedim, yine aynı kediyle göz göze gelip gülümsedim..
Sahi ya, gece soğuktu, hiç mi üşümedin pisicim..
Sahilde keyifli bir yürüyüş, güne merhaba dedim, her adımda beni takip eden gölgeme bugün saygıyla eğildim..
Farklı bir pencereden baktım hayata, hala toy, hala meraklı..gördüm ki değişmiyor, hala ayrıntlılarda gizli..
Vapur iskelesine geldiğimde martıları selamladım usulca, artık onlarla kahvaltı vakti..
Her yeni günü aynı keyifle başlatabilmek için ,ne bir eksik ne bir fazla, sahip olduklarının kıymetini bilmek yeter dedim..
Hiçbir şey değişmesin istedim.. Ne simitçi, ne pisicim, ne de martılar..

13 Şubat 2010 Cumartesi

Jehan Barbur

Dinlemeli, albümün adı uyan..

Her şarkıda kadife sesiyle ayrı huzur veren, tekrar tekrar dinleme isteği uyandıran kızıl saçlı..

Favorimse; her görüşte yeniden aşk..

Şarkıyı dinlerken, kendimi yola çıkıyor gibi hissettim.. Hani şu arabayla güneye giderken özenle seçilen albümler arasında hadi ilk bunu dinleyelim dedirtenlerden..

''Hiçbir şey bitmez, hiçbir şey ölmez, hiçbir şey sonlanmaz, yokolupta kül olmaz..'' beynimde dönüp durdu tüm gün, gülümsetti.. İyi hissettirdi, günü sevdirdi...

Dinleyince anlayacaksınız..

evvel zaman

Tarih 14.10.2007 elimde Hatırla Sevgili albümü..

Albümü aldığım o ana geri döndüğümde; heyecan, telaş, dinlemek için sabırsızlık..

Şarkı no 9 Kimse bilmez..

Aynı şarkıyı tekrar dinlemek o güne geri götürdü .. Bu günüme de o günüme yakıştığı kadar çok yakıştı..

Bugün de tıpkı o gün gibi mutluyum, arada geçen zamanda neler olmuştu dediğimde beni sarmalayan huzura teşekkür borçluyum..

annemin eli..

Annemineli ' den öğrenecek çok şey var, ellerine sağlık, tıpkı benim annemineli gibi kutsal, her annenin eli gibi sevgi dolu, özlenilen, hatırlanan, gülümseten tariflerle dolu..

1 Şubat 2010 Pazartesi

''Uzak mı kaldım?? Vaz mı geçtim sandın?? Yanıldın..''

''Dinleniyordum ve tüm dikkatimle dinliyordum'' dedi, ''en sakin sahilde, bir deniz kıyısında, bir vapur sefasında..''

Uzun uzun anlattı biriktirdiklerini.. Hep dilinin ucuna gelip , bir an bekleyip, söylemeyi ertelediklerini..

Anlattı usulca, sanki hiç birlikte yaşamamışız gibi.. 

''Bu deniz dalgalıydı '' dedi, ''fırtına vardı, rüzgar çıktı, yıktı tüm evleri, işte bu sakin sahil kaldı geriye''..

''Huzurun değerini bilmek için fırtına gerekliydi '' dedi, ''biliyordum , hissetmiştim fırtına gelecekti..''

Mutlu musun şimdi diyince, gülümsedi..

Derin bir nefes alırken kumun üzerine uzanıp, gökyüzünü seyre daldı, yüzünde izi kalan gülümseme ise verdiği en güzel cevaptı..

''Yeni limanlara yeni sahillere ihtiyaç yok, aynı gökyüzünün altında buluşuyor hepsi, sen değişmediğin sürece değişen mekanların anlamı yok'' dedi.

Neden gittiğinden hiç bahsetmedi, neden döndüğünden bahsetmediği gibi..

Sessizlik verebileceği en güzel cevaptı, tüm soruları aynı sessizlikle cevapladı..

Sen bilirdin, tüm soruların cevabı sendeydi dedim, ''artık yaşayarak cevapları bulma vakti'' dedi..

Bir kitap bıraktı yanıma, ''bunu okumalısın'' dedi..

O sahili dinlerken ben kitabı okumaya başladım, önümde bir kapı açıldı ve ben o dünyaya daldım..

Kitabın adı Kayıp Gül - Yazarı Serdar Özkan