19 Mayıs 2017 Cuma

Bos

Sabah uyaniyorum, kocaman bir bosluga...
Gozumu kapatip bekliyorum yine o gelsin diye, gelsin uyandirsin, yasa desin! Cok yasa...
İyi ki varsin dedigini duyayim yine, sonra yumurtani nasil yersin diye sorsun, birlikte kahvalti hazirlayalim...
Ses yapma prenses uyanmasin desin, birlikte gidip uyandiralim kahvaltiyi hazirlayinca...

Sabahlarim onla baslasin yine, bosluk gitse o geri gelse, keske...

17 Mayıs 2017 Çarşamba

.

Ben hastaneleri sevmezdim.

Şimdi ise, hastane günlerimizi bile özledim... Sabah evden erkenden çıkıp, kahvaltıya hastaneye yetiştiğim günleri bu kadar arayacağımı tahmin etmezdim.

İnsan kaybedince,özlem çok oluyor.


8 Mayıs 2017 Pazartesi

Sadece ona anlatmak icin biriktirdigim

Onca gunum var, ve her gunun aksaminda ben geldim diyerek kapidan girmek istedigim...

Kapi araligindan uyudun mu diye seslenmek isteyip, uyanmasin diye sessiz hareket ettigim gunlere ozlemim...

Gunler gecip gidiyor, icimdeki bosluk hic gecmiyor...

2 Mayıs 2017 Salı

Çok özlenen bazen karşına çıkarmış...

Pazar gecesi, hep birlikte yürüdüğümüz o yolda cıktı karşıma...

Bazen hayat, süprizlerle dolu, en korktuğun anda karsına cıkıp, tüm dikkatini , üzüntünü dağıtıp özlemle buluşturuyor.

Sanki o hiç gitmemişcesine karşına çıkıveriyor.

Öyle özledim ki.

Ve hayat aynı gece, bir başka kayıpla acını sınıyor, bir pazartesi aynı camide aynı mezarlıkta, acıyı yeniletiyor...

Hayat bu aralar çok zor...

Acılar ve özlemler çok taze...

26 Nisan 2017 Çarşamba

içim



Mabel Matiz - Gök nerede


İçimde aralıksız çalıyor, o gittiğinden beri.

Kendi kendime kaldığım her anda, her özlediğimde, her düşündüğümde, kafamı kaldırdığımda, adım attığımda, canım yandığında, içim sızladığında... 

Gece yatarken, uykuya dalarken, sabah uyku-uyanıklık arası.. 

Hiçbir ayrılık vakitli değil ki, tesellisi & çaresi olsun..

Çareyi bul bana getir,
Çare ise sabır dua...



20 Nisan 2017 Perşembe

Özledim...




Hatırlanası yazı  29 Mayıs 2015
https://perfect-colors.blogspot.com/2015/05/ozledim.html


Bugün onsuz 17.gün..

Son konusmamız hala kulagımda; hiçbir şey için üzülme dediğinde; ertesi sabah bir daha konuşamayacağımızı bilseydi kim bilir başka neler derdi...
O gün seni seviyorum diyip telefonu kapatmıştım. Böyle olacağını bilmeden...
Bana kendine dikkat edeceğine dair söz vermişti.

Ben 17 gün önce en yakın arkadaşımı, babami kaybettim, tesellisi yok.

Hiç beklemediğim bir anda, daha yaşanacak, anlatılacak çok şey varken...

Onunla dolu dolu geçen yıllarım, kahkahalarım, korkularım, mutluluklarım, tatillerim, iyiki'lerim, keşke'lerim, sırlarım, şakalaşmalarım ve daha sayamadığım nice anı var...

Her yaşımda ondan hep yeni birşey öğrendim, hayallerimi onunla birlikte gerçekleştirdim.

Üniversiteye birlikte kaydolduk mesela, Yüksek Lisans başvurumda o vardı yanımda, kimseye değil hep ona danıştım aklımdakileri, hep ondan fikir aldım... Kararsız kaldığımda hangi yoldan gideyim diye bile arar ona sorardım.

Nazımı, dedikodumu ona yapar, attığım her adımı ona haber verir, onla didişir, arada küser ama en çok ona dayanamazdım... Şu hayatta onun dışında kimseye bu kadar karışmadım, kimseye kendimi bu kadar anlatmadım.

Sabahları öperek uyandırıp yaşa, iyi ki varsın dediğinde dünya üzerinde üstesinden gelemeyeceğim birşey olamaz sanırdım. Yanılmışım...

Şimdi, içimde koskoca bir boşluk, etraf kalabalık, sevenleri çok, tesellisi yok.

Nefes almak zor, onun gurur duyduğu ve hep görmek istediği gibi güçlü, dimdik durmak her geçen gün daha da zor...

Bugun mezarında uzun bir aradan sonra başbaşaydık. Onu görmek icin mezarlıga gidiyor olmak, anlattıklarıma cevap alamamak canımı acıtıyor...

Zor...







17 Nisan 2017 Pazartesi

Zor

Elim telefona gitti, arayacaktim, kalakaldim aniden...

Ben simdi kimi arayip akil danisacagim? Kime anlatacagim...

Senin gidisinle en iyi ögrendigim sey aglamak, en dayanilmazi özlemek, en zoru belli etmemek...